Hz. Muhammed (sav) - Anne Babaya İyilikte Bulunmak Cihad Hükmündedir - Sami Avcı - Yeniceoba Haber | Bölgenin Sesi



Hz. Muhammed (sav) - Anne Babaya İyilikte Bulunmak Cihad Hükmündedir

Bu makale 1149 kere okunmuş.18 Şubat 2013, Pazartesi - 14:35
samiavci @ ybhaber.com

Abdullah b. Amr b. As (r.a.) anlatıyor:

“Bir adam Hz. Peygamber’e (s.a.v.) gelerek cihada katılmak için kendisinden izin istedi. Hz. Peygamber (s.a.v.) ona:

–Annen baban sağ mı? diye sordu. Adam:

–Evet sağdırlar, dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) adama:

–Öyleyse onların rızasını kazanma uğrunda cihad et! buyurdu.

Buhârî, Müslim, Ebû Davud, Tirmizî ve Nesaî 

İslam dinine göre cihad, menzillerin sonu ve arzuların en önde gelenidir.

Çünkü mü’min cihadı neticesinde iki güzellikten birini elde eder: Ya zafere kavuşur ya da şehid olur...

Düşmanlara galip gelip zafer elde ederek İslam sancağını yükseltmek ve yeryüzünde Allah’ın dinini hâkim kılmak ya da bu uğurda şehid olmak...

Şehidler için cennette, peygamberler sıddîklerin mertebesinden hemen sonra gelen ve pek çok insanın kıskandığı bir mertebe ve makam vardır. Şehidler bile şehâdet makamının yüceliğinden dolayı dünyaya tekrar gönderilmeyi, orada Allah için savaşıp tekrar şehid olmayı çok fazla arzularlar. Doğru sözlü, güvenilir Peygamber Muhammed (s.a.v.) bize bu şekilde bildirmiştir.

Her konuda önde gelen öncü nesil sahâbe, Allah’ın dinini savunmak, İslam’a zarar vermek isteyen müşriklerin kökünü kazımak için cihad meydanlarına koşuyorlar ve savaşçı birliklerin saflarına tereddüt etmeden katılıyorlardı.

Yaşı küçük sahâbîlerin halleri de aynıydı. Cihada katılmak isteyen topluluğun içinde, büyüklerinin hemen yanında duruyorlardı. Savaşa katılacak sahâbenin arasında, savaşçı olmak, savaşabilecek yaşta göstermek için ayak parmaklarının uçlarına basıyorlar ve böylece kendilerini uzun boylu göstermeye çalışıyorlardı.

Örneğin, Semre b. Cündeb adlı genç sahâbî böyle yapanlardan sadece biriydi. Yaşının küçük olması nedeniyle Hz. Peygamber’in (s.a.v.) kendisini geri çevirmesinden korktuğu için parmak uçlarına basarak boyunu olduğundan uzun göstermeye çalışmıştı. Bununla da yetinmeyerek, yeterlilik ve gücünü ispat etmek için akranı olan bir başka genç ile güreşe tutuşmuştu.

Cihad bu...

Allah Resûlü (s.a.v.) cihadı, anne babanın nafakası için çalışmak ve onların rızasını kazanma uğrunda çabalamak ile bir tutmuş. Cihada katılmak için izin isteyen adama:

–Annen baban sağ mı? diye sormuştu. Adam:

–Evet, sağdırlar, cevabını verince bu kez ona:

–Öyleyse onların rızasını kazanma uğrunda cihad et! buyurmuştu.

Hz. Peygamber (s.a.v.) cihada katılmak için kendisinden izin isteyen adama yine cihad sözcüğünü kullanarak cevap verdi. Örneğin, ‘Onlar için çalışıp kazan’ ya da ‘onları koru, gözet’ yahut ‘onların işlerini idare edip yürüt’ gibi bir söz kullanmadı. Bilakis bu sözlerin yerine ‘Öyleyse onların rızasını kazanma uğrunda cihad et!’ dedi.

Allah Resûlü (s.a.v.) bu sözüyle, anne babanın –özellikle de iyice ihtiyarlayıp işten güçten kesildiklerinde– işlerini görüp yürütmenin ne derece önemli ve saygın bir davranış olduğunu anlatıyordu.

Sevgili gençler...

Hiç şüphesiz anne babalar, ciğerpareleri olan çocuklarını ilim ve ahlâk sahibi kılmak, onlara rahat bir yaşamı sağlaya bilmek için ellerinden gelen hiçbir çabayı esirgemezler. Çocukları için hayâtın acılarına, her türlü sıkıntılarına göğüs gererler, katlanırlar.

En azından, bize ikram ettikleri ya da bizim için yaptıkları fedakarlıkların basit de olsa bir bölümünün bedelini ödeyebiliriz. Bir gün bizim de aynı ömür merhalesinden geçeceğimizi ve aynı durumlara düşeceğimizi aklımızdan hiç çıkarmayalım.

Hikaye olunur ki;

Bir ihtiyar adamcağız vardı. Elleri ve ayakları titriyordu. Bir gün sofrada yemek yerlerken tabağını elinden düşürdü ve tabak kırıldı. İçindekiler sofranın üzerine döküldü. Evin gelini bu duruma çok sinirlendi ve bundan sonra yemeğini mutfakta yalnız başına ve tahta bir tabaktan yemesi gerektiğini ihtiyara öfkeyle söyledi.

İhtiyar adam bir gün bu şekilde yalnız başına mutfakta yemeğini yerken, kendisini çok seven ve onunla oturmaya alışmış olan küçük torunu yanına geldi. Dedesine niçin bu şekilde ezilip büzülerek mutfakta, evin bir köşesinde, tek başına yemek yediğini sordu. İhtiyar dede, torununu kucağına aldı, poposuna hafif hafif vurarak pışpışlamaya başladı.Bir yandan da torununa bunun ihtiyarlığından dolayı böyle olduğunu anlatıyordu.

Küçük çocuk derhal dedesinin kucağından kalktı. Bir tahta parçası alarak onunla bir şey yapmak istermişcesine keserle yontmaya başladı. Bu durumu gören annesi ne yaptığını sordu. Çocuk derhal cevap verdi:

–İki tahta tabak yapacağım. İhtiyarlayınca kullanasınız diye, birisi senin diğeri de babam için...

Kadın kendinden utandı. Artık tekrar eskisi gibi ihtiyar dedeye saygılı davranmaya, ona karşı sevecen olmaya ve onunla iyi geçinmeye başladı.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

2 + 10 = ?

 

haber yazılımı: buki