Seçemiyorum,O Halde Yokum - Salih Yazar - Yeniceoba Haber | Bölgenin Sesi



Seçemiyorum,O Halde Yokum

Bu makale 1384 kere okunmuş.02 Nisan 2014, Çarşamba - 21:56
salihyazar @ ybhaber.com

2014 mahalli seçiminde ülkem insanlarının, toplum, halk ve millet bilincinden ne kadar uzaklaştığını gördük.

İnsanları anlamlı kitlelere dönüştüren “ahlaki değerlerin ”birileri tarafından ne denli aşındırıldığını gördük. Toplumdan aslına rücu anlamına gelen ve gelebilecek bir tepkinin yapılan seçimlerde sonuca yansımamasının başka anlamı yok.

Memleket meselelerinde önemli kilometre taşları vardır. Son mahalli seçim bunlardan bir tanesiydi.

Seçimin ertesi günü ortaya çıkan sayısal verilerin ışığında son durumla ilgili hemen herkes kendine göre yorumlar ve açıklamalar yaptı.

Bende âcizane seçimle ilgili saptamalarımı sizinle paylaşmak istedim.

2014 Mahalli seçimlerinde toplam seçmen sayısı 52 milyon,  yaklaşık 45 milyon seçmen oy kullanmış, geçerli oy sayısı yaklaşık 38 milyon ve geçersiz oyların sayısı yaklaşık 1milyon 610 bindir. Seçime katılım %86 ki bu son yirmi yılın en yüksek katılım oranıdır.

Seçim Sonuçlarında;

Evvela, toplumun para işlerinde ahlaken irtifa kaybettiği,  iktidarın beklenmeyen oy artışıyla tescillenmiş oldu.

Paranın, toplumsal ilişkileri abluka altına alması sonucu övündüğümüz hasletlerimiz ve ahlaki değerlerin dip yaptığını gördük.

Paranın gücüne ve imkânlarına tapan; kariyerist ve konformist (İhsan Eliaçık'tan alıntıdır.) dokunun ortaya çıktığını gördük.

Mücahitlikten müteahhitliğe meyyal olan gözü dönmüş yönetimin tutumu ve izlediği ilkel ekonomik politikaların etkili olduğunu gördük.

Eğitim ve maddi geliri düşük olan yerlerden daha çok oy aldığını gördük.

İnsan ilişkilerinin bir bölümü “taraf” ve “intikam” duyguları üzerinden yürür. Siyaset cambazlarının insanlarda birikmiş karmaşık tavırları ve güdüsel intikam duygusunu kaşıyarak “ben” duygusunu harekete geçirdiğini gördük.

 Ankara’nın doğusunda daha başarılı olmasının başka açıklaması yok.

Devletin olan A.A.(Anadolu Ajansı) yanlı tutumunu gördük.

İlk dakikadan itibaren iktidar partisinin oy oranlarını yüksek göstererek halkın bilgi alma hakkını gasp ettiğini gördük.

Taraf gazetesi seçimlere iki gün kala Anadolu Ajansının (A.A.) bu tutumunu deşifre ederek haber yapmıştı.

Cihan Haber Ajansının haber alma hakkı engellenerek ve farklı sonuçlar yandaş medyaya servis edilerek kafaların karıştırıldığını gördük.

Partilerin görevlendirdiği kimselerin sandıklardan uzaklaştırılarak  sonuçlara şaibe düştüğünü gördük.

Seçim sonuçlarının aktarılmasıyla ilgili yandaş medya tarafından psikolojik bir savaş yürütüldüğünü gördük. Doğan Haber Ajansının işe ciddiyetsiz yaklaşması, yandaş medyanın ekmeğine yağ sürmüş ve  kontrolden çıkmasına neden olmuştur.

İstenilen ortam oluşturulduktan sonra, yandaş kanallar ilk dakikalardan itibaren kazanamayacakları yerlerden bile (Örneğin; Mardin, Van gibi) ahlaksızca bilgi kirliliğine imza atarak iktidar partisini önde ve kazanmış gösterebildiklerini gördük.

Yandaş kanalların tarafsızca seçim verilerini aktarmak yerine tapınma seansları gerçekleştirdiklerini gördük.

Yandaşların “karşı” olarak tanımladıkları yazılı ve görsel basının internet sitelerine, sonuçlar açıklanmaya başlar başlamaz “siber” saldırılar düzenlendiğini gördük. Siber saldırıya maruz kalan  sitelere kendileri tarafından yalan-yanlış veriler aktarıldığını gördük.

Manidar elektrik kesintileri gördük.(Sonradan buna paralel kedi operasyonu diyenler de oldu.)

Önceden mühürlenmiş oy pusulaları gördük.

Ağızları açık seçim torbalarının(Afyon) balık istif, arabalara atılarak seçim bürolarına taşındığını gördük.

Yaşananlar,30 Mart 2014 mahalli seçimini, şaibeler seçimi olarak tarihe yazacaktır.

Tabi ki göz ardı edilemeyecek başka etmenlerde bu sonucun ortaya çıkmasında etkili oldu.

Bir, yeni “büyükşehir yasası”. İktidar partisinin hesabına cabadan yaklaşık %10 oy yazılmasına neden oldu. Artan oy oranı yeni seçmenlerin yanı sıra bununla da ilintilidir.

Muhalefetin stratejisi iktidarın ekmeğine yağ sürmüştür. Ortak aday çıkarabilecekleri yerlerde kendi adaylarıyla seçime girmeleri stratejik bir hatadır.

Doğru adam, doğru zaman ve toplumun istekleri ve teveccühleri konularında hesap hatası yapılmıştır. Antalya’da yaşanan CHP rezaleti bunun sonucudur.

Çok güçlü olmadıkları yerlerde bilerek ittifak etmediler. İttifaklar seçim öncesinde halkın beklentileri üzerinde olumlu ve psikolojik etkiler yaparak oyun rengini ve seyrini değiştirebilirdi.

Demokratik kültürün olmadığı seçimlerde her zaman gösterilen aday önemlidir. DP ve AKP halkın nabız ve ruh haline uygun adayları tercih ederek iyi stratejiyi gerçekleştirmiştir. Birçok yerde gösterdikleri adaylar üzerinden kazandılar.

salihyazar@gmail.com

 

 

 

 

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

6 + 5 = ?

 

Çok Okunanlar
AnketTümü
Yeniceoba'da Muhtar Olarak Kimi Görmek İstersiniz
 
haber yazılımı: buki